Ne de olsa patlamış mısırsız film keyfi düşünülemez!

Sinemanın Yemekle Olan İlişkisi

Her coğrafyanın yemek kültürü içinde farklılıklar olduğu, yemek yemenin hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğu ve filmlerin de hayatımızda önemli yer tuttuğu bir gerçek. Peki bu ikisinin bir araya gelmesiyle ortaya nasıl şeyler çıkar? İşte bu soruya bir cevap verebilecek nitelikte, birbirinden lezzetli filmlerden oluşan bir seçkiyle karşınızdayız!

Sinemanın insan hayatına girdiği ilk günden itibaren insanın yemekle olan ilişkisi iyi ya da kötü, başarılı ya da başarısız birçok farklı şekilde izleyiciye aktarıldı. Öte yandan sinema izleyicisinin, konusu yemek olan filmlere bakış açısı da döneme göre farklılıklar gösterdi. Ana teması yemek olan ve mutfak kültürlerinin etrafında şekillenen filmler, çoğu zaman toplumların mutfak kültürlerinden ilham alırken bazen de onların mutfağa ve yeme alışkanlıklarına yönelik bakış açılarını etkiledi.

Türk Sinemasının Yemek Kültürlerine Bakışı

80’li yıllara kadar Türk mutfağı ya da herhangi bir mutfak kültürü tanıtımından çok burjuvazi eleştirisi, zengin ve fakir mutfağı arasındaki yorumlamalar şeklinde geçen filmlerin, 90’lı yıllarda daha çok bir masa etrafında toplanan ve yemekten haz alma özelliğine atıf yapan filmlerden oluştuğu görülüyor.

Özellikle Türk yemek kültürü konusunda keskin bakış açılarının olmadığı, gerçek anlamda “yemek kültürü filmleri” ifadesinden yoksun olan filmler, Türk yemek kültürünün beyaz perdede dışarıya aktarımı konusundaki eksikliğini de gözler önüne serdi. Türk yemek kültürünün beyaz perdeye yansıması anlamında Başar Sabuncu’nun Zengin Mutfağı ve Çağan Irmak’ın Issız Adam filmlerinden kesinlikle bahsetmek gerekiyor.

Zengin Mutfağı (1988)

Türker İnanoğlu’nun yapımcılığını üstlendiği yönetmen Başar Sabuncu’nun 1988 yılındaki filmi Zengin Mutfağı Şener Şen ile Nilüfer Açıkalın’ı bir araya getiriyor. Filmde zengin mutfağındaki farklı sınıfsal dinamiklerden hareketle Türk mutfak kültürüne yönelik farklı bakış açıları da ön plana çıkıyor.

Film daha sonra yine Şener Şen başrolünde, tiyatro sahnesinde uyarlandı.

Issız Adam (2008)

Çağan Irmak’ın şaheseri olarak gösterilen 2008 yapımı Issız Adam filmi farklı bir aşk hikayesini yemek kültürüyle harmanlıyor. Bir gurme derecesinde yemek kültürüne sahip Alper karakterinin farklı tatları müşterilerle bir araya getirmesi, 2000’li yılların ilk on yılı sonundaki İstanbul restoran kültürüne de önemli bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

Dünya Sinemasından Leziz Filmler

Son on beş yıldır oldukça popüler bir sözcük olarak dikkat çeken ”gurme” tanımlaması etrafında şekillenen; oldukça farklı kategorideki birçok filmden bahsetmek mümkün. Farklı yemek kültürü ve tatların temel alındığı, aynı zamanda dünya mutfaklarının daha da tanınması özelinde hafızalara kazınan bu filmlerden derlenen bir seçki, hem gözünüze hem de mutfak keyfinize hitap etmek üzere sizi bekliyor.

Çikolata (Chocolat)

Genç bir kadın ve 6 yaşındaki kızı Fransa’da küçük ve tutucu bir kasabaya gelerek burada bir çikolata dükkânı açarlar. İkilinin bu sayede kasaba halkında bir afrodizyak hizmeti sağlamalarını temel alan film, 1960’ların Fransa’sındaki mutfak kültürlerine de önemli bir bakış açısı sunuyor. Filmin başrolünde Johnny Depp’in olduğunu söylemeden de geçmeyelim.

Böcekler (Bugs)

Baştan uyaralım, eğer mideniz yeterince sağlam değilse, belgesel tadındaki bu filmi izlememeniz, hatta fragmanını da es geçmeniz daha iyi olacaktır. 19. Uluslararası Film Festivali’nde öne çıkan filmlerden biri olan Bugs – Böcekler filmi bir yeme içme kültürü olarak “böcekler” temasını ön plana alır. Film, özellikle gelecek yıllarda böceklerin insanların beslenme araçları konusunda önemli bir yere sahip olacağını da gözler önüne seriyor.

Babette’s Feast

1987 yılı Danimarka yapımı film aynı zamanda 1988’de En İyi Yabancı Film dalında Oscar adayı olarak da dikkat çekiyor. Savaştan kaçarak Danimarka’da bir köye sığınan bir kadının köy halkına Fransa’dan getirdiği malzemelerle Fransız usulü bir ziyafet hazırlaması etrafında şekillenen film, 1980’lerin Fransız mutfak kültürü açısından oldukça önemli.

Jiro Dreams of Sushi

IMDb puanı 7.9 olan 2011 yapımı belgesel film, sushi konusunda dünyaca ün sahibi olan Jiro Ono’nun hazırladığı sushilerin yanı sıra oğlu ve varisi ile olan ilişkilerini konu alıyor. Uzak Doğu sushi kültürü için devrim niteliğinde olan belgesel, aynı zamanda yolu mutfaktan geçenler için oldukça önemli bir belge.Les Saveurs du Palais: Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand’ın Perigodlu şef Laborie’yi özel aşçısı olarak saraya getirmesini konu alan film, dönemin Fransız saray mutfağı konusunda önemli ayrıntıları da gözler önüne seriyor.

Mine Vaganti (Serseri Mayınlar)

İtalyan mutfak kültürü ve özellikle de spagetti konusunda seyirciye önemli fikirler veren filmlerden biri olan Serseri mayınlar 2010 yılı yapımı bir Ferzan Özpetek filmi.

The Hundred Foot Journey (Aşk Tarifi)

Hint yemek filmleri konusunda önemli bir yere sahip olan 2014 yılı yapımı The Hundred Foot Journey adlı film, annesi öldükten sonra ülkesi Hindistan’dan Fransa’ya göç eden Hasan Kaddam tarafından açılan Hint restoranının hemen karşısında bulunan lüks Fransız restoranıyla olan mücadelesini konu alıyor. 2000’li yılların Fransız yemek kültürüyle, son dönem Hindistan mutfağının önemli birer incelemesi olarak da nitelendirilebilir.

Soul Kitchen

Yakın dönemin en popüler yemek temalı filmlerinden biri olarak da isimlendirilebilecek olan Fatih Akın imzalı Soul Kitchen, Yunan asıllı Zinos’un Hamburg’daki restoranını merkez alarak hem Yunan hem de Alman yemek kültürüyle alakalı önemli detaylar içeren bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Toast

SJ Clarkson’un yönetmen koltuğunda oturduğu, Oscar Kennedy ve Victoria Hamilton’un başrollerini paylaştığı 2010 yılında gösterime giren film 1960’ların İngiltere’sinde yenilebilir herş eyi merkeze almasının yanında dönemin İngiliz yemek kültürü anlamında da altın değerinde detaylar paylaşıyor.

Chef

2014 yılında gösterime giren Chef filmi, çok sevdiği restoranından ve işinden ayrılmak zorunda kalan bir baş aşçının ailesine verdiği sözü tutabilmek için bir yemek kamyonu satın alıp mesleğini icra etmesine devam etmesini konu alıyor.

Julie & Julia

İki gerçek hikâyeye dayanan Julie and Julia iki gerçek hikâyeye dayanan bir film olmasının yanında tutkulu iki kadının her zorluğun üstesinden gelmelerini anlatan önemli bir dram filmi. Aynı zamanda Avrupa mutfağının özel lezzetlerine vurgu yapan tam bir gurme filmi olan Julie and Julia 2009’un en iddialı filmlerinden biri olarak dikkat çekti.

Politiki Kouzina (Bir Tutam Baharat)

2003 yılı Türkiye – Yunanistan ortak yapımı olan film yemek uzmanı olan büyükbabasından bayrağı devralan Fanis’in ondan öğrendiği üzere yemeklere bir tutam baharat ve tuz katarak kusursuz bir aşçı olmasını konu alıyor. Yemek yapma becerisiyle de çevresine parmak ısırttan Fanis’in hikâyesi, hem Yunan hem de Türk mutfağı üzerine oldukça çarpıcı bir hikâye.

Bu Keyfe Bir Miktar Da Bernardo Ekleyelim

Kusursuz olarak pişen her türlü mutfağın en özel tatlarını, erişilmez sofra tasarımlarıyla birleştiren Bernardo ürünleri bu noktada kaseler, çerezlikler, kupalar ve çay fincanları olarak ön plana çıkıyor. Üstelik tüm bu ürünleri, kendinize ayırdığınız film saatlerinde de kullanmamız mümkün.

Mesela mutfakların daimi, pratik ve en önemli asistanlarından biri olan kâseleri çerez ya da patlamış mısırla doldurabilir; çay ve kahve zevkini günün her saati sunmayı amaçlayan farklı tasarımlı kupaları canınızın çektiği bir içecekle doldurabilirsiniz. Eğer o an canınız güzel bir çay çektiyse, çayın keyfini porselen fincanlarda çıkarabilirsiniz.

Haydi şimdi, uzun zamandır izlemek istediğiniz filmi izlemek için harekete geçin ve onu Bernardo ürünleri içerisinde kendinize leziz sunumlarla taçlandırın.

1 comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*