Sofralarda Porselen Zarafeti…

Porselen gereçlerin mutfakların nasıl vazgeçilmezi olduğu konusu, gerek porselene özel bir ilgi ve merak duyanlar gerekse de evlerinde porselen sofra gereçleri kullanmayı sevenler tarafından merak edilen konulardan biri. Oldukça köklü bir tarihe sahip olan porselen, zarif yapısına rağmen sağlam karakterli olması sayesinde sofra kültürünün prestijli ögeleri arasındaki yerini bin yıllardır korumaya devam ediyor.

İtalyanca adı “porcella” olan ve porselene benzeyen bir cins midyeden ismini alıyor. Porselen sözcüğü, tamamı kilden ya da kil ihtiva eden ham maddelerden üretilmiş, beyaz renkli, su geçirmeyen, dayanıklı ve yarı saydam ürünlerden oluşan seramik grubunun önemli bir parçası olarak da ifade ediliyor.

Porselenin Tarihi

Yapılan araştırmalar ilk porselen üretimi ve kullanımının M.Ö 4000’li yıllara dayandığını gösteriyor. Hatta Mısırlıların M.Ö 3000 yılında modern anlamda fırınlayarak pişirme dahil birçok yönden porselene yakın bir madde ürettiklerini de ortaya koyuyor.

Porselenin tarihçesi anlamında ise günümüzde kullanılan porselene ilk ulaşan toplumun Çinliler olduğu görülüyor. Tarih boyunca her şeyin en iyisine sahip olma düşüncesinden bir an bile uzaklaşmayan Çinlilerin, seramiğin en iyisini elde etmek için yaptığı çalışmalar sonucunda porselene ulaştıkları bilinen önemli bir detay.

Bu yönde teknik ve estetik anlamda tam bir bütünlük içeren porselenlerin 618 ile 960 yılları arasında Çinli “T’ang” ailesi tarafından üretildiği görülüyor.

Avrupa’nın Porselenle Tanışması

6. yüzyıldan itibaren Çin merkezli olarak Uzak Doğu’da kullanılan porselen 13. yüzyılın sonuna kadar Avrupa tarafından bilinen bir olgu değildi. 1275 yılı itibarıyla 16 yıl boyunca Çin gezisi yapan Marco Polo, 1295 yılında Venedik’e gelirken getirdiği porselenlerle Avrupa’yı porselenle tanıştırmayı başardı. Ancak porselenin Avrupa’da yaygınlaşması 1600’lü yılları buldu; 1700’lü yıllarda ise oldukça popüler hale gelmeye başladı.

Porselen için 1750’lerden sonra süsleme tekniklerinin de kullanılmaya başlaması da önemli bir eşik olarak görülür.

Osmanlı’da porselen kullanımı ve üretimi ise 18. yüzyıla rastlarken, Haliç’te 19. yüzyılda kurulan fabrika, birinci sınıf porselenlerde oldukça önemli bir eşiğin aşılmasını da sağlayacaktır.

Osmanlı Sarayının Yoğun İlgisi

Porselen gereçlerin Osmanlı sofralarının vazgeçilmezi olması hususunda ilk adımlar Sultan Abdülmecid tarafından atıldı. Batılı tarzlara duyduğu ilgiyle ön plana çıkan Sultan Abdülhamit tarafından, 1892 yılında porselen fabrikası kurulması, meseleyi birkaç adım öteye taşıdı.

1900’lü yılların başında, yurt dışında popüler olan porselenlerin oldukça önemli tutarlara ithal edilerek saraya getirilmesi ve Fransa’da porselen konusunda uzman personelin daha kaliteli üretim için İstanbul’a davet edilmesi, Osmanlı için porselen konusundaki önemli detaylar biri oldu.

Modern Anlamda Gelişimeler

1900’lü yılların başından itibaren gerek Avrupa’da gerekse de Türkiye’de porselen konusunda birbiri ardına ortaya çıkan gelişmeler sofra ve süs eşyası üreticilerin porselene eğiliminin de temel noktasını oluştururdu. Üretici firmalar da bu yönde ev serisi, otel serisi, dekorlar ve prestij serisi adı altında üretimlere başladılar.

Bunların haricinde özel ve sanatsal kullanımlar için de porselen üretimleri yapımı ağırlık kazandı.

Zamanla porselenin her bir üretim aşaması otomatik hale getirildi. Bulaşık makinesi kullanımlarının tüm dünyada yaygınlaşmaya başlaması üzerine porselenlerin kullanım ömürlerinin uzayabilmesi için farklı metotlara geçiş yapıldı.

Bu yönde günümüz sofralarını şenlendiren porselenlere uygulanan işlemler şöyledir:

  • Belli oranlarda karıştırılan ham maddelerden oluşan porselen hamuru, şekillendirme işlemlerinden geçirildikten sonra kurutularak 980 derecelik ön pişirme işlemine tabi tutulur.
  • Ön pişirme işleminden sonra sırlama işlemi yapılarak porselene son halini veren 1400 derecelik ikinci pişirme işlemi yapılır.
  • İsteğe göre üçüncü bir pişirme işlemine tabi tutulabilen porselenler sert ve yumuşak porselen olarak da iki gruba ayrılır.

Bir diğer küçük ama önemli detay ise şudur: Eğer kil porselene göre daha düşük sıcaklıkta pişirilirse ortaya seramik dediğimiz ürün çıkar. Kile aynı zaman kemik külü de katılması durumunda ise Bone China küllerinden doğmuş olur.

Günümüz Tüketicilerinin Tercihleri

Porselenin modern anlamdaki gelişimi yanında sofralarda kullanım sıklığının her geçen gün artmasıyla birlikte, porselen çeşitlerine göre tüketici tercihlerinin de değişebildiği görülüyor.

Burada önemle belirtilmesi gereken bir diğer nokta ise porselenin de bir modaya sahip olması. Bu moda tanımlaması ayrıca seramik hamurunun farklı renk, desen ve tarzlara göre iyi düşünülmüş, iyi planlanmış ve iyi çözümlenmiş parçalar halinde dünyanın her noktasında uygun fiyatlara satılabilmesi olarak da ifade edilebilir.

Son dönemde tüketicilerin lüks tüketim kalıplarından ziyade çok amaçlı, kullanımı ve yıkaması kolay, bu sayede de zamandan tasarruf sağlayan porselenlere ağırlık verdikleri görülmektedir.

Sofralarda Porselenlerin Vazgeçilmezliği Üzerine

1800’lü yılların sonuna doğru özellikle Avrupa’da hanelerin belli bir statü aracı olarak gördükleri ve sadece misafir ağırlarken kullandıkları porselenler zaman geçtikçe sofralar için temel bir ihtiyaç haline geldi; ancak bu yönüyle dahi estetik kaygıların merkezinden kurtulmayı da başaramadı.

Bu yönü, günümüz porselen üreticilerinin verimlilik ve üretimdeki etkinliklerinin artırılmasını sağladı. Bunun yanında, estetik ve kullanım pratikliği bakımından da önemli adımlar atmaları gerektiğini de beraberinde getirdi.

Bazı özel üretim porselenler dışında kahvaltı, çay saati ve günlük olmak üzere farklı amaçlarla kullanılan porselenlerin gün geçtikçe fiyat açısından da kullanıcılara sunduğu avantajlar tüm dünyada porselen kullanımı tercihlerinin de şekillendirmeye başladı.

Bernardo Porselenleri Bilinen Tüm Algıları Değiştiriyor!

Bernardo web sitesi üzerinde ayrıntılı olarak görüleceği üzere, sofralarını profesyonel bir tasarım uzmanına teslim etmek isteyenler için özel olarak üretilen 6 kişilik ve 12 kişilik yemek takımları oldukça dikkat çekiyor.

Aynı zamanda, hem damak tadı hem de sunum konusunda harikalar yaratan birbirinden güzel çay setleri ve 6 kişilik özel üretim Bernardo kahvaltı takımları da porselen şıklığını tam anlamıyla yaşatmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*